Search

Category

Gourmet

Hayatın Keyfi Akıllı Mutfaklarda Gizli / Connected Kitchen

İçinde bulunduğumuz günlerde Berlin’de düzenlenen IFA 2014 fuarında, pek çok üretici en son teknoloji ürünlerini IFA 2014 fuarında tanıtıyor. IFAÖzellikle yeni nesil teknolojilerin sektör temsilcileriyle buluştuğu fuar bu sene Asus ve Samsung‘un lansmanlarıyla oldukça hareketli başlarken, Apple’ın yeni nesil telefonu iPhone6’nın 09.09.2014 lansmanı ise fuara damgasını vuracağa benziyor. Fuarda özellikle Internet of Things teması kapsamında, günlük hayatımızı daha pratik ve daha keyifli yaşayabilme imkanı sunan akıllı cihazların da nasıl kullanıldığı ile ilgili özel sunum ve ziyaretçilere özel tasarlanmış deneyim alanları göze çarpıyor.

Evet teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ve internete bağlı ve makineler arası (M2M) iletişim  bize daha akıllı çözümler sunuyor. Peki müşteriler bu cihazları tam olarak nasıl kullanabilirler? Hayatlarının hangi alanında Internet of Things’i en doğru şekilde hissedebilirler? Tam da bu noktada “Mutfak” bu kavramın en güçlü örneklerinden biri olarak IFA2014’te etkin bir tema ile karşımıza çıkıyor.

Philips_1

Hepimiz güzel yemek yemeyi veya pişirmeyi severiz. Hatta işi biraz abartıp neredeyse gurmelik seviyesinde etimiz buzdolabında kaç derecede saklanmalı, sebzemizi fırında en sağlıklı nasıl pişirmeliyiz, sabah kahvemizi hangi ölçülerde hazırlamalıyız gibi dünya için belki küçük 🙂 ama bizim için oldukça büyük bazı tekniklere ihtiyacımız oluyor. Güzel haber: tüm bu ihtiyaçlarımızı mobil uygulamalar üzerinden takip edebildiğimiz bir dünya hazır ve bizi bekliyor. IFA2014’te Samsung, Michelin yıldızlı şeflerin akıllı mutfağını (Club des Chefs) bizlere #Samsunghome hashtag’i ile sunarken, Philips ise #Digitalinnovation hashtag’i üzerinden akıllı aile ve mutfak temalarını ziyaretçilere deneyimletiyor.

samsung_6

Nesnelerin interneti hayatımızın içinde yer almaya devam ederken, onları takip edebilmemizi sağlayan telefon ve tabletler giderek hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor. Hepsinin ortak noktası “akıllı” olması. Samsung ve Philips’in son teknolojilerini paylaştığı “Mutfak” temalı videolarını aşağıdan izleyebilirsiniz. Bu arada unutmadan, “Mobility” is the key! 🙂

Advertisements

2014 Dünya Kupası McDonald’s Menüsü Gol Attırıyor

Bu yıl 12 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan ve  coşkusunun şimdiden tüm dünyayı sardığı 2014 Dünya Kupası (#WorldCup) için organizasyonun vazgeçilmez sponsorlarından McDonald’s,  hazırlamış olduğu özel etkinlik ve kampanyalarını duyurmaya başladı bile. Öncelikle taraftarı olduğum Galatasaray’ımın 🙂 yetenekli kalecisi Fernando Muslera’nın da aynı zamanda oynadığı ve Dünya Kupası’na özel hazırlanan lezzetli hamburgerlerinin tanıtıldığı reklam filminin samimi iletişim tonunun, özellikle sosyal medyada kısa sürede oldukça ilgi çektiğini söyleyebilirim.

 

Yayınladığı bu reklamın dışında, ayrıca Dünya Kupası’na özel kurguladığı futbol oyunu ile McDonald’s aslında tarihinde ciddi bir adım atarak Gol ismini verdiği mobil uygulaması için, ilk defa patates kutularının tasarımını değiştirdi.

McDGOLApp12 farklı sanatçının çalışmalarının olduğu tasarımların ön yüzüne konan kodu, IOS veya Android akıllı cihazınıza okuttuğunuzda Gol uygulaması sizi bir futbol sahasına götürüyor ve mini bir futbol heyecanı yaşatıyor. Böylelikle McDonald’s arttırılmış gerçeklik (Augmented Reality) üzerinden online ve offline dünyayı etkileşimli olarak müşterilerine sunuyor. Mobil uygulama dışında, Gol isimli bir de site açan McDonald’s bu süreç içerisindeki tüm kampanyalarını bu site üzerinden duyurmayı planlıyor.

Ve tabi ki viral etkisi hızla yayılmaya devam eden eğlenceli Dünya Kupası özel videosunu paylaşmadan olmaz. Sponsorluk çalışmaları kapsamında, içimizdeki “oyun” coşkusunu tetiklemeyi başaran McDonal’s yaratıcı ve entegre pazarlama kampanyalarıyla hem geleneksel hem dijital dünyayı bir arada sunarak, Dünya Kupası coşkusunu herkese, her kanaldan etkili bir şekilde ulaştırmayı başarıyor.

Meşhur Muzlu Çikolatalı Kek (Banana Bread)

Muz ve çikolata ne zaman bir araya gelirse gelsin, damakta bıraktığı tadın tarifi kelimelere zor dökülür… Nam-ı değer Banana Bread‘i de ilk yediğim an yüzümdeki mutlu ifade, bu kekin alışıla gelmiş keklerden çok daha farklı olduğunu ve onu mutlaka özel tarifler listeme almam gerektiğini hatırlattı!

Genellikle annemin yaptığı bu keki yiyen tüm arkadaşlarımdan tarif konusunda talepler artınca, iş başa düşer dedim ve mutfağa girdim. Bu lezzetli keki yaparken tüm aşamaları görüntüleyip, tarifini de buradan sizle paylaşmak istedim. Pişirdikten sonra yorumlarınızı ayrıca bekliyorum, ama bir şartım var: yerken gözünüzü yumup gülümsemeyi unutmayın! 🙂 Şimdiden afiyet olsun…

banana_bread1Malzemeler:

250 gr. şeker

125 gr. tereyağı / oda sıcaklığında

2 adet yumurta, 3 adet muz

250 gr. un

1 paket kabartma tozu

2 yemek kaşığı süt

1 paket bitter çikolata

 

fotoğrafYapılışı:

Oda sıcaklığındaki tereyağı ve şekeri krema gibi olana dek bir kapta çırpın.

Üzerine yumurtaları teker teker ilave edip karıştırın.

Un ve kabartma tozunu birlikte eleyip bu karışıma ilave edin.

Ayrı bir kapta muzları püre haline getirin. Bitter çikolatayı parça parça kesin, karışıma ekleyin.

Muzlu ve çikolatalı bu harika karışıma yavaşça sütü ekleyin.

Bütün bu karışımları bir kapta birleştirip, yağlanmış ve unlanmış kek kalıbınıza dökün. Önceden ısıtılmış 160C fırında, bu efsane karışımı 45 dk. pişirin.

Biraz ılındıktan sonra kalıptan alıp soğumaya bırakın. Üzerini pudra şekeri ile süsleyip afiyetle yiyin.

#gastroistanbul ile yeme-içme ve eğlenceye doyduk!

Bu yıl ilk kez düzenlenen, Türkiye’nin en kapsamlı yeme-içme ve eğlence festivali “Arçelik Gastro İstanbul“, 9-12 Mayıs’ta KüçükÇiftlik Park’taki etkinlik alanında sektör temsilcileri ile tüm yeme-içme ve eğlence meraklılarını biraraya getiriyor. fotoğraf 2Amaç İstanbul’un gastronomi alanında dünyanın önemli rotalarından biri olduğunu bir kez daha hatırlatmak. Bu özel etkinlikte Big Chefs, Da Maria, Lucca, Masa, NumNum, Sosa, Sunset, Vogue gibi birbirinden seçkin restoranların standlarında lezzet sunumlarının yanı sıra, başta Salih Saka, Yakuza, Doğuş, Doruk Can, Ufuk Akyıldız olmak üzere önemli DJlerin eşsiz performanslarıyla katılımcılar iyi müzik, yeme-içme ve eğlenceye doyuyor.

Özellikle kaçırılmaması gereken sunumların başında Arçelik Standı’nda Gülhan Kara ve Refika’nın her güne özel tarifleri ve katılımcılarla interaktif gerçekleştirdiği mutfak etkinlikleri geliyor. fotoğraf 1Dün Refika’nın Mucize Lezzetler seansında kolay pizza yapımı, Gülhan Kara’nın Tatlı Sohbetler seansında ise ev yapımı limonata ve meyveli waffle yapımı etkinliğindeydim ve gerek Tv gerek sosyal medya aracılığı ile yakından takip ettiğim bu iki özel lezzet ustasıyla tanışma şansım oldu. Arçelik Gastro İstanbul’u hala ziyaret edememiş olanlar için güzel haber, çabuk olun, etkinlik bu akşama kadar devam etmekte. 🙂

Bu gibi kapsamlı etkinliklerin sayısının artması dileğiyle…

Bir festival ki, Türk ve İtalyan Mutfakları bir arada…

Bugün İtalyan Konsolosluğu’nun desteği ile Nişantaşı Maçka Park’ında gerçekleşen “Türk ve İtalyan Mutfak Kültürleri Omuz Omuza” festivalindeydim. Bu yıl ilk kez düzenlenen etkinlikte kurulan gösteri mutfağında, videolu barkovizyon sayesinde festival alanının her tarafından izlenir şekilde şeflerin birbirinden ilginç yemek şovları Dj performansı eşliğinde gerçekleşti. Şov mutfağında Arda Türkmen, Batuhan Piatti, Fabio Brambilla, Giovanni Terracciano ve Claudio Cianelli gibi isimlere ek olarak Türkiye’nin önemli Türk ve İtalyan şefleri hünerlerini döktürdüler 🙂 Coca Cola ve Finish sponsorluğunda gerçekleşen festivalin görsel tasarımı A46’ya aitti.

Her iki kültürün aşçıları yanyana standlarda risottoyla keşkek, polentayla kuymak, mantıyla ravioli, ricottayla lor tatlısı gibi birbirleriyle benzer tatları sunarken ünlü şefler de tanışma şansı yakalamak çok keyifliydi. Cento per Cento şeflerinden Enzo ve Elif Aslı ile bir yandan italyan mutfağı üzerinde sohbet ederken, bir yandan da safranlı risotto yapımının püf noktalarını paylaştılar. (Merak edenler için iletiyim 🙂 suyunu çektikten sonra tereyaği ve permesan peyniri ile kıvamını yakalar yakalamaz hemen ocaktan alıp servis yapıyoruz.)

Programlarını keyifle takip ettiğim Arda Türkmen ise lezzet bloggerları, gastronomi öğrencileri ve sektörle ilgilenenlerle düzenlediği sohbette mutfak işinin inceliklerini, işin görünen zevkli kısmının yanı sıra mesleğin gerektirtiği disiplin ve sabrın özellikle altını çizdi. Ayrıca festival katılımcılarının bilinçli ve ilgili olmasından da çok memnun olduğunu paylaştı.

Enfes yemeklerin yanı sıra Giolitti dondurmaları, Kurukahveci Mehmet Efendi ve Segafredo’dan İtalyan kahvesiyle Türk kahvesi, Deliziosa’dan italyan peynirleri ve Kiva’nın şerbetleri gibi tatlar eşliğinde günü sonlandırdım.

Bu ilk kez düzenlenen festivalden elde edilen gelirin önemli bir bölümü Şişli Meslek Yüksek Okulu’nda öğrenci okutmak üzere ÇABA Derneği’ ne bağışlandı. Bu gibi etkinliklerin senede bir değil, birkaç kez yapılması hem katılımcılar hem de katılım sağlayan markalar ve sponsorlar açısından çok daha yararlı olacaktır. İlgililere duyurulur! 🙂

Tek kişilik rüya pasta Cupcake

Tadı damağınızda kalan, tasarımlarıyla yemeye kıyamayacağınız çeşit çeşit cupcake’ler son dönemde her türlü kutlamalarda tercih edilmeye başlandı. Gerek rengarenk görünüşleri gerekse lezzetleriyle ün salan cupcake’ler doğumgünlerinden düğünlere, şirket organizasyonlarına kadar her türlü etkinlikte boy gösteriyor.

Bunun en önemli sebebi kuşkusuz hem yemesinin hem de servisinin kolay olması. Bir de elbette etrafındakilere verdiği o pozitif enerji var tabi. 🙂 Zaten  The Cupcakery cupcake’leri mutluluğun anlık tarifi olarak tanımlanıyor. Tatlandırılmış gerçek buttercream’den Belçika çikolatalarına ve taze meyvelere kadar her malzemede en kalitelisini tercih ediyor.

Dantellerle süslü bu şirin mekanda cupcake’leri ister sipariş verebilir, ister kahvenizi yudumlarken yerinde tadabilirsiniz. “Yok olmaz, ben de öğrenmeliyim!” derseniz, mekanda cupcake yapım atölyesi de düzenleniyor. Adres: Av.Süreyya Ağaoğlu Caddesi, Köşe Apartmanı, No:10, Teşvikiye Tel: (0212) 240 77 10

İşte size süsleme aşamasından bir kesit    🙂

Sakızdan heykel yapabilir misin?

Mentos yine fark yaratan bir kampanyaya imza atarak, bu sefer sakızdan heykeller yarattı. 

7 genç heykeltraşın diledikleri kadar sakız kullanarak gerçekleştirdikleri heykelleri, sosyal medyada sergiledi.

Sosyal meydadaki etkinliğini Gum Gallery adını verdiğini facebook’taki özel sayfasıyla sağladı.

Sakızdan sanat eseri olur muymuş demeyin! Heykeltraşların nasıl özenle çalıştıklarını ve eğlendiklerini buyrun bir de özel videolarından izleyelim 🙂

Beck’s Dünya Mutfakları@MSA

Geçtiğimiz aylarda, AWP – Istanbul ayrıcalığı ile Beck’s Dünya Mutfakları kapsamında Mutfak Sanatları Akademisi’nden (MSA) bir kurs daveti kazananlar arasındaydım. Davet MSA’nın Maslak’ta İtalyan Mutfağı’ndan örneklerin yer aldığı tek günlük bir kurstan oluşuyordu. Şüphesiz bir çoğunuzun en çok tercih ettiği mutfaktır İtalyan mutfağı. Kim ince hamur bir pizzaya, ya da bir dilim tiramisuya kolay kolay hayır diyebilir ki:)?! Kurs günü gelene kadar, dünyanın en zengin ve en beğenilen mutfağının inceliklerini deneyimlemek için sabırsızlanıyordumm:).

Menümüz belliydi:Toscana salatası – Risotto milanese – Porcini mantarlı ve kremalı bonfile – Frambuaz soslu panna cotta.

Son derece modern ve teknolojik donanımlara sahip olan MSA’da İtalyan Menümüzü oluşturmakta bize adım adım yapmamız gerekenleri şefimiz gösteredi. Önlüklerimizi ve şapkalarımızı taktıktan sonra bize dağıtılan kitapçıklardan menümüzü inceledik. Menümüzü oluşturmaya başlamadan önce şefimiz herkesin kendi kullanacağı fırından ocağa, buzdolabından alet ve tencerelerin bulunduğu çekmecelere kadar bütün bölümlerin yerlerini ve nasıl kullanılacağını açıkladı. Özellikle herkesin şefin tezgahını rahatlıkla görmesi için konmuş ekranlar bize yemekleri hazırlarken büyük kolaylık sağladı. İlk önce hazır 230C dereceye ısıtılmış fırına armutları vererek pişirmeye bıraktık.

Ardından sırasıyla önce Toscana Salatamızın malzemeleri geldi ve şefimizin yardımıyla çok az bir kesme işleminden sonra malzemeleri birleştirip salatamızı hazırladık. Gerekli miktarlarda önünüze hazır gelen malzemelerle kısa sürede ortaya çıkan harika lezzet bunu gerçekten biz mi yaptık dedirtti bize:)Salatalarımızı afiyetle yedikten sonra sıra Safranlı Risottoya geldi.Risotto İtalyan mutfağının önde gelen lezzetlerinden. Bizim geleneksel pilavımızdan ayrılan birçok özelliği var. Şefimiz Türkiye’de çoğu restorantların baldo pirinçten hazırlıyor olmalarına rağmen risottonun aslında İtalya’nın özel 3 pirinç çeşidinden biri ile hazırlanması gerektiğini belirtti. Bizim kullandığımız pirinç çeşidi arborio pirinciydi. Ufak ve tombul bir yapısı var. Pilavı pişirirken kaynayan et suyunu kepçe kepçe ekleyip çektirerek pişirdik ve pirinç bir süre sonra nişastasını salarak pilavın kremalı (creamy) bir tat kazanmasını sağladı.

Biraz meşakkatli bu pişirme aşamasından sonra son olarak fotoğrafta gördüğünüz gerçekten lezzetli Porcini mantarlı ve kremalı bonfile’mizi hazırladık. Bu arada her ne kadar temizlenmiş, ölçülü hazır önümüze gelen malzemelerle zahmetsiz yemek yapmak için şımartılsak da ortaya çıkan bulaşıkları yıkayıp temizlemek, tezgahı temiz ve düzenli tutmak sizin işiniz. Çünki hemen vakit kaybetmeden yeni yemeği yapmaya geçiyor ve aynı malzemeleri kullanıyorsunuz.İtalyan menümüzü hafif bir tatlıyla kapattık. Fırından çıkarıp soğuttuğumuz panna cotalarımızı servis tabaklarımıza aldık, üzerine çilekli sos ve nane yaprakları ile süsledikten sonra afiyetle yedik. Yine tatlımız da yapım kolaylığı, hafifliği ve sunumuyla beğenimizi kazandı. Sonuç itibariyle İtalyan Mutfağından ufak bir kesit de olsa bire bir uygulamayla unutulmayacak bilgiler ve tecrübeler edindik. Şefimiz dolu dolu geçen yaklaşık üç saatin sonunda bizlere katılım belgemizi sundu. Emeği geçen herkese bir kez daha, çooook teşekkürler:)

Siz de MSA’nın çeşitli kurslarına katılmak isterseniz http://www.msa.tc‘ e tıklayabilirsiniz.

Çikolata fabrikasında işçi olsam!

Çikolatayı üşütmeyeceksin, sıcağı da sevmez zaten. 15-17 derecede kendini iyi hisseder, ağzı açık dolaba bırakırsan bütün koku üzerine siner… Çikolata insana gerçekten mutluluk veriyor, sadece yemesi değil, yapması da…

Geçen bayram için TSAG sayesinde Berrin Gürcan’ın Çikolata Fabrikası’nda çikolata yapma fırsatı buldum. Dışardan bakıldığında bir fabrikadan çok, adeta bir mücevher dükkanına benzeyen Çikolata Fabrikası, Callebaut Chocolate Academy sertifikalı, çikolata aşığı işkadını Berrin hanımın oyun alanı aynı zmnda.Önce hobi olarak çikolata yapıp fotograflarını cekerekbir kitap yazan Gürcan sonra hem sipariş üzerinde nefis lezzetler ürettiği hem de yapım tekniklerini öğrettiği fabrikasını Teşvikiye Hüsrev Gerede Caddesi üzerinde açmış. Çikolata yemek zaten mutluluk hormonunu olumlu etkileyen bir şey:) Bir de kendi yaptığınız çikolataları ikram ettiğinizi düşünün. Ben bu duyguyu yaşadım! Mutlaka yaşanması gerek diye sizlere de aktarmak istedim. Hem çikolata yapmayı öğrendim, hem de şaheserlerin bir kısmını orada tadıp, bir kısmını da şık paketlerle eve, ofise götürdüm, karşıma çıkan herkese dağıttım…
Fotoğrafa bakınca bile yüzlerde oluşan tebessümü görür gibiyim! Bu arada çikolata bulaşığı kaşıkların yalanması, fabrikanın olmazsa olmazlarından biri, işin keyfi orada çünkü:) Haydi, tatmak için Hüsrev Gerede’deki kokuyu takip edin…

_CeyLoOo_

Blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: