Yakın Gelecekte Nesneler Gözümüzün Önünde Konuşacak / Holographic Computing

Günlük yaşantımızda kullandığımız bazı kelimelere, cihazlara veya uygulamalara baktığımızda yakın geçmişten bugüne ciddi bir farklılaşmanın içinde olduğumuzu görüyoruz. Giderek daha mobil, daha sosyal, daha bağlı bir dünyada buluyoruz kendimizi. Yolda yürürken, arkadaşlarımızla sohbet ederken hatta Tv izlerken bile gözümüz bir yandan elimizde veya kucağımızda taşıdığımız farklı (Second Screen) ekranlara kayıyor, değil mi?

Business Insider’ın yakın geçmişi analiz ettiği, medya tüketimine yönelik son araştırmasına göre hayatımızdaki bir numaralı medyamız cep telefonu,Cunsumer_Media_Consumption_2014 ikinci sırada tablet veya laptoplar yer alırken Tv üçüncü sırada.  Günümüzde artık Yeni Nesil Tüketici planlanmış içeriklere uyum sağlamak yerine gerçek zamanlı, interaktif ve kişisel içerikleri tercih ediyor. Örneğin bir videoyu sadece izlemekle yetinmiyor, içeriğe dahil olmak ve bunu sosyal platformlarda çevresiyle paylaşmak istiyor. İçince bulunduğumuz bu değişim dönemine markalar açısından baktığımızda online ve offline medyayı içine alan “Hybrid” pazarlama modellerinden bahsederken, tüketiciler açısından baktığımızda ise durum daha eğlenceli bir hale geliyor, çünkü artık oyunun kuralları tüketiciye göre belirleniyor. Markalar günümüzde daha hızlı, daha kısa, kişiye özel ürün ve servislerini sunmaları gerektiğinin farkındalar.

Artık içinde bulunduğumuz dönemde bağlantılı (Connected) olma, günlük yaşantımızda kullandığımız nesnelerle konuşmamız (hatta kendi aralarında da konuşmalarına tanıklık etmemiz 🙂 M2M) oldukça alışılabilir bir durum.iot_cisco_50b_devices Cisco’nun araştırmasına göre yakın gelecekte dünyamızda 50 Milyar konuşan nesne olması beklenirken, günlük yaşantımıza baktığımızda ise bir evde ortalama 50 bağlantılı cihaz olması beklenmekte. Peki tüm bu nesneleri, uygulamaları giderek daha da hızlı dönen yaşantımızda yönetirken zorlanmayacak mıyız? Bu sorunun cevabı elbette ki, hayır. Çünkü Nesnelerin İnterneti dünyasında işin sırrı gerek nesneler arası gerek donanım ve yazılımlar arası “Takım Oyunu” nda gizli.

Microsoft geçtiğimiz gün gerçekleştirdiği etkinliğinde Windows 10 ile ilgili pek çok detay verdi. Ancak Windows 10 ve Microsoft’un yeni nesil internet tarayıcısı kadar diğer bir önemli gelişme de HoloLens ismini verdikleri akıllı gözlük tanıtımı oldu.hololens-microsoft Hologram ve Artırılmış Gerçeklik teknolojileriyle donatılmış bu giyilebilir cihaz yakın gelecekte özellikle evimizde, arabamızda, okulda veya spor yaparken de dünyaları gözümüzün önüne getirmeyi hedefliyor. Rakipleri Google Glass ve Oculus Rift’ten en temel farkı ise, cep telefonu-laptop gibi herhangi farklı bir cihaza ya da kabloya ihtiyaç duymadan kendi bağlantı sistemiyle çalışıyor olması. Elbette henüz bu efsane ürünün satış fiyatı, çıkış tarihi ya da ilk çıkacak uygulamaları hakkında kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak ürünün Windows 10 ile birlikte bu yılın sonunda piyasada olması bekleniyor. Microsoft, HoloLens’in kendisi için yazılımlar geliştirmesinin yanında API’yı üçüncü parti geliştiricilere açması halinde, HoloLens dünyamızı çok daha farlı bir boyuta taşıyarak uygulamaları karşımıza hologram destekli çıkabilir ve katnalarak büyüyebilir.

microsoft-hololens

“Takım Oyunu”nu HoloLens örneğiyle düşündüğümüzde ise artık beğendiğimiz diziyi evde dilediğimiz zaman (Video On-Demand Streaming) buzdolabımızın kapağına yansıtarak izlerken (Holographic Computing), tek bir hareketimize (Gesture Control) dizide beğendiğimiz bir ürünle ilgili bilgiye o an ulaşıp (Real-Time), hatta tek dokunuşla satın alabileceğimiz (M-Commerce) veya kendimizi karşımızda duran bomboş masada devasal bir puzzle’a başlarken (Augmented Reality) bulabilmemeiz mümkün olacak. Evet alternatif ödeme sistemleri uygulamaları, görüntülü konuşma-mesajlaşma veya müzik dinleme uygulamaları derken, yakın gelecekte birbirleriyle konuşan nesnelerin dünyasında, yaşantımıza yeni oyun arkadaşları gireceğini ve birbirlerinyle yakınsama içinde olacaklarını gözlemliyoruz. Kendilerini merakla bekliyoruz ! 🙂