E-ticaret Çağı’nda neler oluyor?

E-ticaret Çağı adlı kitabında e-ticareti elektronik sistemler üzerinden ürün ve hizmetlerin alınması diye özetlemiş Google Türkiye’de perakende ve telekom sektörleri yöneticisi ve aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi’nde online pazarlama dersleri veren Mahir Erkan. Geçtiğimiz günlerde kitabının ilk baskı okuyucularına düzenlediği bu özel eğitimde kendisiyle tanışma ve aynı zamanda bu yazının konusu olan sunumunu dinleme şansım oldu. ( Aynı hafta kendisinin ZMOT konulu sunumuna da katılmıştım, konuyla ilgili yazıyı merak edenler tıklayabilirler )

Öncelikle e-ticaret profesyonelleri için aynı zamanda da bir kaynak sayılabilecek E-ticaret Çağı’nı özetlersek; kitap yedi  bölümden oluşuyor. İlk bölümde e-ticaretin dünyadaki durumu anlatılıyor. Özellikle bu bölümde consumerbarometer, comscore, e-marketer  gibi sektörle ilgili faydalı ve güncel verileri takip edebileceğimiz adreslerden analizler yorumlanmış. Kitabın 2. ve aynı zamanda en geniş bölümünün konusu Türkiye’de e-ticaret. Bu bölümde pazardaki e-ticaret şirketlerinin cirolarına ve ülkemizdeki kullancı kitlesine değiniliyor. Sonraki bölümlerde ise mobil ve sosyal ticaret, site tasarımı ve Mahir Erkan’ın asıl uzmanlık alanı olan djital pazarlama/ölçümleme gibi konulara yer veriliyor. Kitabın sonunda ise Nevzat Aydın, Sina Afra gibi Türkiye’de e-ticaretin birbirinden önemli altı isimleriyle yapılan röportajlar yer alıyor.

Eğitimde e-ticaretin reçetesi aslında dört ana başlıkta özetlendi: 1)Potansiyel Müşteriyi Tanımak 2)Potansiyel Müşteriyi siteye getirmek 3)Müşteriyi analiz etmek 4)Gelirleri arttırmak. Yani işe en başta müşteriyi tanıyarak başlamak gerekiyor. Hatta tanımak yetmiyor, müşteriyi takip etmek gerekiyor. Çünkü eskiden “owned” ve “paid” olarak ikiye ayrılan medya, bugün sosyal medya aracılığıyla “earned” kavramını da kazanmış durumda. Yani trendleri takip etmek ve tüketicinin nabzını tutmak şart. 🙂

Bir diğer önemli nokta ise 2010 yılının, özel alışveriş klüplerinin sektöre damgasını vurmasıyla Türkiye’de e-ticaretin patlama yaptığı yıl olarak görülmesi. TUIK’in 2010 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım anketinde “giyim” kategorisinin, yıllardır listenin başında olan “tüketici elektroniği” kategorisini geride bırakarak üst sırayı alması önemli bi adım. Özetle 2010 yılında, özel alışveriş siteleri sayesinde daha önce internet üzerinden alışveriş yapmamış yüz binlerce kişi bunu tecrübe etmiş ve böylece e-ticaret sektörü müşteri bazında ciddi anlamda büyümüştür.

Peki internet, müzik sektörünü öldürüyor mu? Hepimiz şüphesiz Tarkan’ın Aacayipsin albümünden az bir şarkıyı ezbere söyleyebiliriz. Bu albüm zamanında tam 1.000.000 adet satmıştı. Bugün ise en çok satan albüm 100.000 adedi zor buluyor. Ama görünenin aksine sektör küçülmedi, hatta üç kat kadar büyüdü diyebiliriz. Nedeni, değişenin asında sektörün gelir modeli olması. Tüketici artık eskisi gibi CD satın almıyor ya da sevdiği sanatçının albümüne 10 tl vermiyor. Ama mesela pop star yarışmasında sevdiği yarışmacıyı desteklemek için onlarca SMS gönderebiliyor. Özetle sektör yeni bir boyut kazanarak e-ticaret çağında da büyümeye devam ediyor.

Son olarak belirtmek isterim ki, kitabının telif hakkı gelirini Mahir Erkan Etohum’a bağışladı ve bu bağışla Etohum girişimlerinden Last Mooon Games ekibine Mac Air alındı.

Bu ince düşüncesi, sektöre / girişimciliğe olan desteği ve düzenlediği özel eğitimden dolayı kendisine bir kez daha teşekkürler. 🙂