Martin Lindstrom… Time dergisi tarafından “Dünyanın En Etkili 100 İnsanı” arasında gösterilen, “Buy-ology” kitabının yazarı, “markalaşma” denildiğinde akla gelen ilk isimlerden… Kendisi geçtiğimiz haftalarda bu yıl beşincisi düzenlenen Turkcell Pazarlama Konferansı‘nın konuğu oldu ve bize beyin ve bilinçaltının marka algısı ve davranışlarımız üzerine etkisinden bahsetti.

Lindstrom’a göre markalar algısal sinyallere bağlı olarak beyinlere yerleşebiliyor. Düşünsenize, hangimizin canı o buzlu sesi duyduğunda Coca-Cola çekmiyor ki? Buna en güzel örnek aslında aşağıdaki videoda olduğu gibi, bebeklerin Apple’a özel kaydırma hareketini benimsemiş olmaları. Özetle markalar çoğu zaman biz farketmeden beynimiz ve bilinçaltımız aracılığı ile davranışlarımız üzerinde son derece söz sahibi olabiliyorlar.

Lindstrom sunumunun sonunda bize markaların Neuromarketing reçetesini aşağıdaki gibi paylaştı ve üzerinde 3 yıl çalışıp, 7 milyon dolar harcadığı son kitabı Buy-ology’yi hediye etti. 🙂 İşte Martin’in altın kuralları:

  • İnsanlar dedikoduları dikkate alıyor. Kulaktan kulağa konuşmalar fazlasıyla işe yarıyor, özellikle günün ilk yarısında.
  • İnsanlara beklenmedik bir şeyler sunun ki, konuşulan bir marka olun.
  • Müşterilerinize çocuğunuz, yakın arkadaşınız veya aileniz gibi bakın.
  • Yalan söylemeyin ve yanlışlarınızı açıkça paylaşın ve algıyı da olumlu şekilde yönlendirmeye çalışın.
  • Hedef grubunuzla etik alanlarınızı, ilişkinizin çerçevesini iyi belirleyin.
  • Tüketicilerinize sadece anlatmayın, onları işin içine de dahil edin.

Bu arada Neuromarketing üzerine araştırmalarda olanlar BBC’nin “Secret of Superbrands” belgesel serisini kaçırmasınlar, “Technology-Food-Fashion” olarak üç önemli temada araştırmaları bulunuyor. Yukarda Coca-Cola’dan bahsetmişken konuyla ilgili Food videosunu sizlerle paylaşıyorum:

Advertisements