İnternette ifade özgürlüğü şühesiz son günlerin en tartışmalı konularından biri. Bilindiği üzere internette iletişim özgürlüğünün korunmasında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 10. maddesince güvence altına alınan “ifade özgürlüğü” esas alınmakta. Bu maddeye göre temelde internet özgürlüğü asıldır, sınırlandırma ise  istisnadır. Ancak bu her zaman böyle gerçekleşmiyor. internet_freedom

Son dönemde özellikle Arap coğrafyasında isyanların örgütlenmesinde itici güç olan Twitter, internet devlerinin devletlerden ve ulusal yargılardan bağımsız olarak “ifade özgürlüğü” tanımlamasında ne kadar etkili olduğunu yeterince gözler önüne serdi. Bu olay aynı zamanda küresel iletişimde büyük rol oynayan Google, Facebook ve Twitter gibi internet devlerinin, internet üzerinde ifade özgürlüğünün tanımının yeniden şekillenmesinde artık devletlerden rol çaldıklarının da bir göstergesi oldu. s2t

Bu konuda son çarpıcı örnek ise, geçtiğimiz Cuma Suriye’de internet erşimin kesilmesi üzerine Google’ın, Speak To Tweet servisini yeniden açarak, muhaliflerin seslerini duyurmalarına alternatif bir yol yaratması oldu. Daha önce Mısır ve Libya’daki isyanlar sırasında da kullanılan bu servis nedir derseniz, görevi telefon üzerinden kaydedilen seslerin Twitter üzerinden paylaşılmasını sağlamak.

assange Diğer bir yandan, WikiLeaks ile bilgi paylaşımına ve şeffaflığa yeni bir yorum getiren internet fenomeni Assange‘ın yeni kitabı “Cypherpunks: Freedom and the Future of the Internet” ise devletlerin internet yoluyla bireyler hakkında istihbarat topladığını gündeme getiriyor. Assange bu yeni kitabı ile aslında interneteki şeffaflığa karşı. 

Evet önümüzdeki dönemde internet devlerinin, devletlerin farklı politikaları karşısında bölgesel farklılara gitmesi olası. Belki ifade özgürlüğü dünyanın her yerinde aynı olmayacak, bazı ülkeler sansürlü ve yasaklı internet ile halkının ifade özgürlüğünü kısıtlayacak. Ama bir yandan da internetin küreselleşen etkisi artık yeni aktörlerin de oyuna girdiği, devletlerin hukuksal yaptırım alanlarını giderek daraldığı yeni bir döneme girdiğimizi göstermekte.

Özetle gelecekte internette ifade özgürlüğü, devletler yerine bizzat internet devleri tarafından korunmakta olacak. Kim bilir, tüm bu gelişmeler belki de 21 Aralık 2012’ye geri saydığımız şu günlerde gündemde olan “yeni aydınlanma” çağının habercileridir? 🙂

Advertisements