google_search

Yazıya Larry Page’in, Google’ı “tam olarak ne istediğinizi anlayacak ve size aradığınızı verecek bir asistan” olarak öngörmesinden bu yana Yapay Zeka’ya odaklandıklarının sinyalini veren cümlesi ile başlıyorum. Son yıllarda teknolojik yenilikler (inovasyon), araştırma geliştirme (Ar-Ge), girişimcilik, öğrenen sistemler, Nesnelerin İnterneti, kitle kaynağı (crowdsourcing), kitlesel fon (crowfunding), yıkıcı yenilikler gibi kavramlar hayatımızda şimdiye kadar hiç olmadığı kadar geniş bir yer almaya başladılar.

Tarihte buhar gücü, elektrik enerjisi ve sanayi devrimlerinden sonra, dijitalleşme ile gerçekleşen  4. Endüstri Devrimi, günümüzde Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) ile hayatımızdayken, Büyük Veri (Big Data), 3  boyutlu yazıcılar, akıllı şehirler ve akıllı robotlar, giyilebilir teknolojiler aslında internet ve mobil ağlar üzerinden, dijital ve fiziksel dünyalarımızın yakınsanmalarını gözler önüne seriyor. Artık Dijital Dönüşüm çağındayız ve yeni nesil teknolojileri iletişim modellerimizi yeniden şekillendiriyor.

mobile_growing_time_digital_assistants

Nesnelerin İnterneti dünyasında ise odak nokta Mobilite (Mobility) ön plana çıkıyor. Akıllı telefonunuz nerede olduğunuzu, onu nasıl tuttuğunuzu, ne kadar hızlı yürüdüğünüzü biliyor, ona ne söylediğinizi anlayabiliyor. Mesafe sensörü telefonla konuşma yaparken telefonun yüzümüze ne kadar yakın olduğunu anlıyor, ışık sensörü ise karanlık ortamlarda ekran aydınlığını ayarlıyor. Veya tablet bilgisayarınızı dik tutarken, film izlemeye başladığınızda onu çevirmenizle ekranınız döndürüyor, unutmayalım, içinde bulunduğumuz çağda mobil cihazlarımız artık bizim dijital asistanımız. 🙂

Peki günlük hayatımızda bu değişimin etkilerini nasıl hissediyoruz? Akla gelen en sade örnek internet üzerinden ihtiyacımız olan bilgiye ulaşma çabamız yani “Arama” şeklimizdeki değişimler. Son zamanlarda kullanım oranı giderek artan sesli arama, arama kısmında yer alan mikrofon simgesine basılı tutarak, aranmak istenen kelimenin ya da kelimelerin söylenmesi şeklinde kullanılmakta. Veya imaj kutusuna tıklayıp aranan görselin paylaşımı ile de bizi aradığımız bilgiye ulaştırabiliyor.

google_image_voice_search

Ama tabii en yayagını sesli arama. Özellikle Siri, Cortana ve Alexa gibi örneklerin de burda katkısı büyük tabii. 🙂 Sesli arama özelliği Google Haritalar üzerinden de kullanılabilmekte. Mesela araba kullanırken, sesli arama özelliğinden faydalanarak “Levent’de nerde pizza yenir?” gibi aramalar yapmak, sürüş sırasında telefona metin yazmak yerine oldukça tercih edilebilir. Kullanımı son derece pratik olan bu özellik kullanılarak yapılan aramaların hacminin geçtiğimiz yıl %15’lere ulaştığı yönünde Google bir rapor paylaştı. Tarihler 2020’yi gösterdiğinde ise, bu oranın ikiye katlanılacağı ön görülüyor. 🙂 Biraz da pazarlamacı, iletişimci gözüyle durumu değerlendirirsek bir değişim daha gözlemliyoruz: Mesela, “İstanbul hava durumu bugün” gibi anahtar kelimeler kullanmak yerine, soru seti “Bugün yanıma şemsiye almalı mıyım?” olarak değişiyor. Bu sorunun yanıtlanabilmesi için önce konuşulan dilin, konumun, saatin ve niyetin anlaşılması gerekir. İşin algoritmik kısmı bi yana pazarlama dünyası ve SEO açısından da daha kapsamlı ve daha güçlü modellemeler oluşturmayı gerektiriyor.

Nesnelerin İnterneti dünyasında, dijital asistanların hayatımıza nasıl girdiği nasıl evrildiğini ise Google kaynakları 4 temel aşamada özetliyor:

Search-in-the-age-of-assistance

Aramada değişimi tetikleyen ilk trend mobil cihazlar. Yaklaşık on yıl önce akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte, mobil cihazlar insanların internete erişim için kullandığı en etkin kanal haline geldi. Kullanımdaki bu artıştan sonra, kullanıcıların cihazlarına seslerini kullanarak erişmeye başlamaları ikinci trend olarak değerlendirilirk, kullanıcıların sosyal medyaya kıyasla mesajlaşma uygulamalarında daha çok zaman geçirmesi ise üçüncü trendi oluşturuyor. Dördüncü ve son trend ise bağlı cihazlardaki artış. Günümüzde bağlı cihazlarının ortalama sayısı 3,64 olarak raporlanmış durumda. Nesnelerin İnterneti dünyası geliştikçe bu rakamın artmaya devam edeceğine kesin gözle bakılmakta. İşte bu dört trendin bir araya geldiği günümüzde, hepimiz dijital asistanlar çağının başlangıcına tanık oluyoruz. Bu çağda mobil cihazlarımız ve etrafımızdaki akıllı nesneler artık birer dijital asistanımız.

Nesnelerin İnterneti dünyasında ise dijital asistanların günlük hayatımıza neler katabileceği ile ilgili hem Cortana hem Alphabet cephesinden özelliklerini izlemenizi öneriyorum 🙂

Advertisements